90 - Beled |
| |
|
Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... |
| |
| |
| 1 | Yemin ederim bu kente ki, iş onların sandığı gibi değildir! |
| |
| 2 | Sen bu kente mahremsin/bu kente gireceksin. |
| |
| 3 | Ve doğurana ve doğurduğuna da yemin olsun ki, |
| |
| 4 | Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık. |
| |
| 5 | O sanıyor mu ki, hiç kimse ona asla güç yetiremeyecektir! |
| |
| 6 | "Yığınlarla mal telef ettim!" diyor. |
| |
| 7 | Hiç kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor? |
| |
| 8 | Biz ona vermedik mi iki göz, |
| |
| 9 | Bir dil, iki dudak? |
| |
| 10 | Kılavuzladık onu iki tepeye. |
| |
| 11 | Akabeye, sarp yokuşa atılamadı o. |
| |
| 12 | Sarp yokuşun ne olduğunu sana bildiren nedir? |
| |
| 13 | Özgürlüğü zincirlenenin bağını çözmektir o. |
| |
| 14 | Yahut da açlık ve perişanlık gününde doyurmaktır o, |
| |
| 15 | Yakındaki bir yetimi, |
| |
| 16 | Yahut ezilmiş-boynu bükük bir yoksulu. |
| |
| 17 | Sonra da iman eden ve birbirlerine sabrı öneren, merhameti öneren kişilerden olmaktır o. |
| |
| 18 | İşte böyleleridir uğur ve bereket dostları. |
| |
| 19 | Bizim ayetlerimizi tanımayanlara gelince bunlar; şomluk, uğursuzluk yâranıdır. |
| |
| 20 | Bunların üzerine, kilitlenecek bir ateş gelecektir. |
| |