79 - Naziat |
| |
|
Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... |
| |
| |
| 1 | Yemin olsun, çekip koparanlara/yay çekenlere/kuyudan su çekenlere/bağsız-bekçisiz koşan atlara/ayrılık yüzünden hasret çekenlere/daldırıp daldırıp çıkaranlara, |
| |
| 2 | Yemin olsun, rahatça, incitmeden çekenlere/düğümü hünerle çözenlere/bir yerden bir yere gidenlere/coşkuyla iç çekenlere, |
| |
| 3 | Yemin olsun, boşlukta yahut suda yüzüp gidenlere, |
| |
| 4 | Derken öne geçip yarışı kazananlara, |
| |
| 5 | Bir iş ve oluşu çekip çevirenlere, |
| |
| 6 | Ki o gün şiddetle sarsacak olan saracaktır. |
| |
| 7 | Onu, ardısıra gelen izleyecektir. |
| |
| 8 | Bazı kalpler o gün kaygıdan titreyecektir. |
| |
| 9 | Onların gözleri yerlere eğilecektir. |
| |
| 10 | "Biz gerçekten bu çukurda eski halimize döndürülecek miyiz?" diyorlar. |
| |
| 11 | "Un-ufak kemikler haline geldikten sonra, öyle mi!" |
| |
| 12 | "Hüsran dolu bir dönüştür bu öyleyse!" diye konuştular. |
| |
| 13 | Oysaki o, sert bir komut sesinden ibarettir. |
| |
| 14 | Bir anda hepsi uyanıp ortaya geliverir. |
| |
| 15 | Ulaştı mı sana Mûsa'nın haberi? |
| |
| 16 | Hani, Rabbi ona, kutsal vadide, Tuva'da seslenmişti: |
| |
| 17 | "Firavun'a git! İyice azdı o." |
| |
| 18 | "De ki ona: 'Arınıp temizlenmeye ne dersin?" |
| |
| 19 | "Seni Rabbine kılavuzlayayım da gönülden ürperesin!" |
| |
| 20 | Derken, ona o en büyük mucizeyi gösterdi. |
| |
| 21 | Ama o yalanladı, isyan etti. |
| |
| 22 | Sonra, sırtını döndü; koşuyordu. |
| |
| 23 | Derken, bir araya toplayıp bağırdı. |
| |
| 24 | Dedi ki: "Ben sizin en yüce rabbinizim." |
| |
| 25 | Bunun üzerine Allah, onu sonraya ve önceye ibret olmak üzere bir ceza ile çarptı. |
| |
| 26 | Kuşkusuz, bunda, içine ürperti düşen için tam bir ibret vardır. |
| |
| 27 | Siz mi daha zorsunuz yaratılışça, gök mü? |
| |
| 28 | Onu O yapıp kurdu. Onun boyunu yükseltti; ardından ona ahenk ve düzen verdi. |
| |
| 29 | Gecesini kararttı, kuşluğunu ortaya çıkardı. |
| |
| 30 | Bundan sonra da yeri yayıp deve kuşu yumurtası biçiminde yuvarlattı. |
| |
| 31 | Ondan suyunu, otlağını çıkardı. |
| |
| 32 | Dağları, demir atmış gibi oturttu; |
| |
| 33 | Sizin için ve hayvanlarınız için bir geçim aracı olarak. |
| |
| 34 | O güç yetmez büyük felaket geldiğinde, |
| |
| 35 | O gün insan, uğrunda gayret sarfettiği şeyi hatırlar. |
| |
| 36 | Gören kişi için cehennem apaçık ortaya çıkarılmıştır. |
| |
| 37 | Artık azmış olan, |
| |
| 38 | Ve iğreti hayatı yeğlemiş olan için, |
| |
| 39 | Cehennem, barınağın ta kendisidir. |
| |
| 40 | Rabbinin yüceliğinden korkup nefsini boş heveslerden yasaklamış olan içinse, |
| |
| 41 | Cennet, barınağın ta kendisidir. |
| |
| 42 | O saatten soruyorlar sana, "gelip demir atması ne zaman?" diye. |
| |
| 43 | Nerede sende, onu hatırlatacak şey! |
| |
| 44 | Ona ilişkin bilginin sonu Rabbine varır. |
| |
| 45 | Sen sadece, ondan korkanları uyaransın. |
| |
| 46 | Onu gördükleri gün onlar, dünyada sanki bir akşam veya onun kuşluk vaktinden başka kalmamışa dönerler. |
| |